BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ ''OZON TEDAVİSİ'' GÜÇLENİYOR

21.09.2020

Özel Çağsu Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzm. Dr. Erdal Dilekçi, ozon tedavisi hakkında bilgiler verdi. Ozon Tedavisinin Korona virüse karşı vücudun bağışıklık sistemini güçlendirdiğini ve koruyucu etkisi olduğunu söyleyen Dilekçi; “Covid 19 hastalığı vücudun kendi bağışıklık sistemini çok ciddi yoran bir hastalıktır. Ozon tedavisiyle bağışıklık sistemini düzenlemiş oluyoruz ”dedi.

Haber: Aslı Akış

Özel Çağsu Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzm. Dr. Erdal Dilekçi, ozon tedavisinin yıllardır bilenen bir yöntem olduğunu belirterek, korona virüse karşı bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi tedavilerinde de kullanıldığını aktardı. Ozon tedavisi ile kişilerin bağışıklığını güçlendirerek enfeksiyonlara karşı vücutlarının dirençli hale geldiğini dile getirdi.

“Kesinlikle kişiye zararı yoktur”

Ozon tedavisinin, kişiden alınan kanın ozonlanmasıyla tekrardan hastaya enjekte edildiğini ifade eden Dr. Erdal Dilekçi;  “Ozon gazı bugüne kadar birçok alanda kullanılmıştır. Halkımızın en çok bidiği en çok yaygın olanı su dezenfeksiyonudur. Ayrıca genel dezenfeksiyonu ve sterizilasyon alanlarında kullanılmasıdır. Tıp alanında da geniş bir kullanıma sahiptir. Hastanın ilk kanı alınıyor. Hastaya uygun olan tedavi dozundaki ozon ile karşılaştırılıp kan ozonlandırıldıktan sonra tekrar vücuda veriliyor ve asıl etkisi vücutta başlıyor. Biz burada ozon gazını farklı şekillerde uyguluyoruz. Uyguladığımız şekiller ise kişinin kendi kanını alıp, ozon gazından geçirip, ozonlanmış olan kanı tekrar kişinin vücuduna enjekte edip etki görmesi ile yaptığımız bir tedavi yöntemidir. Buradaki ozon gazı vücutta hücre yenilenmesi, dokuların kanlanması, hasarlanmış hücrelerin vücut tarafından vücuttan elimine edilip, yeni hücrelerin oluşmasına kadar birçok hücre yenilenmesi ile gençleşmede tüm dünyada kullanılan bir tedavi yöntemidir. Bağışıklığın güçlenmesi ile enfeksiyonların önlenmesinde veya enfeksiyonların tedavisinde çok yaygın olarak kullanılmaktadır. Diyabetik ayak yaralarında çok ciddi anlamda kullanımı mevcuttur. Asıl bir tedavi yöntemi ise kronik yorgunluk dediğimiz, iltihaplı ve iltihapsız kas romatizmaları ciddi derecede bağışıklık sistemini de regüle ederek yani düzenleyerek bir tedavi oluşturuyor. Bu kişiye yaptığımız kanın ozonlanmasıyla majör ozon tedavisi dediğimiz tedavi yöntemidir. Kişinin yarasının etrafına direk yaptığımız ozon tedavisi var. Ozon tedavisi bilimsel makale ile kanıtlanmış bir tedavi yöntemidir. Hiçbir yan etkisi olmayan bir tedavi yöntemidir. Kesinlikle kişiye zararı yoktur” şeklinde konuştu.

“OZON TEDAVİSİYLE BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİ DÜZENLEMİŞ OLUYORUZ”

Ozonun anti mikrobik etkisi olduğundan bahseden Uzm. Dr. Erdal Dilekçi, bağışıklık sistemini güçlendiren ozon terapinin tüm dünyayı etkisi altına alan korona virüsü başta olmak üzere hepatit gibi bulaşıcı hastalıkların önlenmesi ve tedavisinde çok önemli bir rolü olduğuna vurguladı. Dilekçi;  “Covid 19 enfeksiyonunda sorun yaratan bir mikroorganizma virüstür. Virüs aslında bildiğimiz gibi dezenfeksiyona ve sterizilasyona yani temizliğe çok duyarlı olan bir mikroorganizmadır. Biz aslında el yıkama başta olmak üzere temizliğe uyduğumuz zaman covid 19 a karşı çok ciddi bir korunma sağlamış oluruz. Bunun yanında ozon tedavisiyle birlikte aktif enfeksiyonunda verilen yerler var. Özellikle Avrupa’da ve uzak doğuda yoğun bakım hastalarında da uygulanıyor. Bizde burada Covid 19 enfeksiyon sonrasında çok ciddi bir yorgunluk, vücut kapasitesinde düşme bu tür semptomların azaltılması ve yaygın kas ağrılarında, uyku problemlerini düzenleme amacıyla kullanılıyor. Ozon tedavisinde bağışıklık sistemi düzenleniyor. Covid 19 hastalığı vücudun kendi bağışıklık sistemini çok ciddi yoran bir hastalıktır. Ozon tedavisiyle bağışıklık sistemini düzenlemiş oluyoruz” ifadelerini kullandı.

“hücrelerin tekrar yenilenmesini, direnmesini ve hızlanmasını sağlıyoruz.”

Ozon tedavisinin tüm yaş gruplarında kullanılabildiğine dikkat çeken Dr. Dilekçi; “Covid 19 tedavisi esnasında da kullanılan yerlerde bu etkiden faydalanılıyor. Ozonun dozları vardır ve uzmanlık gerektiren ve tecrübe gerektiren kısmı budur. Ozon tedavisin dozları çok önemlidir. Bu hastadan hastaya ve hastalıktan hastalığa değişebilmektedir. Dolayısıyla bir bu tecrübe ile birlikte hastalarımızın hangi evrede ise o evreye göre ozon dozlarını düzenleyip hastayı o şekilde tedavi ediyoruz. Virüs enfeksiyonlarında, vücudun zayıf olduğu dönemlerde kişiyi enfekte eder. Ve hastalık bulaştırır. Covid enfeksiyonun ise virüs akciğerlere indiyse çoğu zaman kişinin bağışıklığı sistemine saldırmasına ve böyle bir hastalık oluşmasına neden oluyor. Covid 19 enfeksiyonu aslında normal enfeksiyonlardan daha farklı bir seyri oluyor. Ozonun burada viral enfeksiyonlarında önce bağışıklığın güçlenmesi için kullanılan bir formu var. Biz burada aslında bir aşılama gibi olmuş oluyor. Biz kişinin bağışıklığını güçlendiriyoruz. Bununla birlikte kişi enfeksiyonlara daha dirençli oluyor. Bu sadece covid 19 enfeksiyonlarında değil bütün viral enfeksiyonlarda etkisinin gösterir. Enfeksiyon vücutta olduğu dönemde kişinin enfeksiyonunu yenmek için bir tedavi yöntemidir. Covid 19 enfeksiyonu sonrasında kişinin vücut fonksiyon kapasitesinin azaldığını görüyoruz. Biz ozon tedavisiyle kişinin direncini artırıp, vücuttaki toksinlerin atılmasını ve kişinin vücudunun hücrelerin tekrar yenilenmesini, direnmesini ve hızlanmasını sağlıyoruz. Tüm yaş gruplarında kullanabildiğimiz ve de kullandığımız bir tedavi yöntemidir” diye konuştu.

Doktor ara: